İşte Biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (Ankebut Suresi, 40)
Fakat ayette de bildirildiği gibi "insanların çoğu" bu gerçeği bilmezler. Dünyada başlarına hiçbir şey gelmeyeceği zannıyla yaşarlar. Etraflarında olup biten afetlerle bir gün bir şekilde karşılaşabileceklerini düşünmezler bile. Eğer doğrudan bir bağlantıları yoksa, söz konusu olayları kendilerinden son derece uzak görürler. Meydana gelen afetleri duyduklarında kısa bir an için etkilenebilirler ama bir süre sonra tamamen unuturlar.
Oysa her yeni günün, bir önceki ile aynı şekilde devam edeceğini düşünmek son derece yanlış bir bakış açısıdır. Bu bölümde anlattıklarımıza benzer felaketlere maruz kalan kişiler de, yaşadıkları felaket gününün diğer günlerden farklı olmayacağını düşünmüşlerdir mutlaka. Ama o gün, onlar için diğerlerinden farklı olmuş ve Allah onları, sahip oldukları herşeyin bir anda yok olabileceğini gösterecek bir olayla muhatap etmiştir.
İnsanların önemli bir çoğunluğu bu gerçeğe karşı gaflet içindedir. Hem dünyanın kısa bir geçim olduğunu unutmakta, hem de Allah'a hesap vereceklerini gözardı etmektedirler. Bu gaflet dolayısıyla da, Allah için yaşamaları gereken dünya hayatını kendilerine fayda sağlamayacak şeylerle oyalanarak geçirmektedirler.
Bu açıdan insanların başlarına gelen zorluklar hem kendileri hem de onlara şahit olan diğerleri için Allah'ın bir rahmetidir. Allah bu yolla, dünyanın geçici bir aldanıştan başka birşey olmadığını onlara göstermekte, "gerçek yurt " olan ahirete hazırlık yapmaya teşvik etmektedir. Bu yüzden dünyada insanların başlarına gelen belaların bir çoğu, Allah'ın onlara sunduğu birer fırsattır aslında. Bu belalar, onların tevbe etmeleri ve tavırlarını düzeltip ıslah olmaları için verilir. Tüm bu olaylardan alınması gereken dersi Allah Kuran'da şöyle bildirmiştir:
Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar. (Tevbe Suresi, 126)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder